Suphilerin, Bilenlerin TKP’si 106 yaşında. Türkiye işçi sınıfının 10 Eylül 1920’de kurulan partisinin yeni yaşı, istibdada ve emperyalizme karşı mücadele eden bütün yurttaşlara kutlu olsun.
Daha kurulur kurulmaz emperyalist işgale son vermek ve ulusal bağımsızlığa ulaşmak için en ağır saldırılara direndik, fedakârca mücadele ettik. Halkın egemenliğine dayanan bağımsız laik demokratik sosyal hukuk cumhuriyeti için yılmadan emek verdik. Bugün de, işbirlikçi kapitalist-feodal egemenlerin istibdat düzenine karşı yurttaşların en geniş birliğini kurmaya çalışıyoruz.
Somut amaç
Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü büsbütün ortadan kaldırarak muhalefetsiz bir ülke oluşturma planını uygulamaya sokan oligarşiyi durdurmak istiyoruz.
Türlü hile ve oyunlarla seçimleri anlamsızlaştırmaya çalışanlara karşı meşruiyeti savunuyor, gayri meşru saldırıları püskürtmeyi amaçlıyoruz.
Bağımsız laik, demokratik sosyal hukuk düzenini hayata geçirmek, artık her türlü ölçüyü aşmış utanç verici sömürü düzeninden kurtulmak için sabırla ayak diriyoruz.
Amerikan köleliğini reddediyor, emperyalizme, sömürgeciliğe ve siyonizme karşı halkların birliğini ve dayanışmasını savunuyoruz.
Bağımsız, tarafsız, barışçı dış politikaya dönülmesi için Nato’dan çıkmayı hedefliyoruz.
Özgürlük eşitlik kardeşlikten asla vazgeçmeyeceğimizi haykırıyoruz.
Bu amaçlara ulaşmak için sosyalist, ilerici yurtsever, cumhuriyetçi bütün partilerin, işçi, memur ve emekli sendikalarının, gençlik ve kadın derneklerinin, çiftçi birlik ve kooperatiflerinin, meslek odalarının, yurttaş girişimlerinin bir kurucu meclis çevresinde birleşmesi çağrısında bulunuyoruz.
İnancımız tam. Birleşerek mücadele edecek, mücadele ederek birleşecek ve eninde sonunda hep birlikte kurtulacağız.
106. yılımızda, Nâzım Hikmet’in 40. yılımız için yazdığı şiiri hatırlıyoruz:
Kırkıncı yılımız
Hepimiz kırk yıl önce doğduk
Kırk yıl önce sabahleyin
Kırk yıl önce gün ışırken Bedreddinin İznik gölünde
Çamlı bellerinden birinde Köroğlunun
ve Sibiryadan esirlikten dönen Bolşevik Osman
pusuya düşürürken Urfa yolunda seher vakti Fıransızı.
Hepimiz kırk yaşındayız
yirmisine basanımız da
altmışını geçenimiz de
atılıp ölenimiz de İstanbulda Müdüriyet penceresinden.
Bu kırkıncı yılımızda
ne bir ormanız
ne şose boyunda tek tük kavak ağacı
bir tarlayız tohumu saçılmış.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah
hapiste yatanımız,
işyerindekilerimiz, muhacirimiz.
Hepimiz kırkına bastık bu sabah.
Yoldaşlar yeni yeni yıllara!