AKP-MHP bloku ile Öcalan/PKK/DEM arasında yaklaşık iki yıldır süren görüşmeler nihayet dün (5 Ağustos 2026) ilk yasal sonucunu verdi ve PKK’nın silah bırakması karşılığında örgüt üyelerinin affedilmesini öngören “Çerçeve Kanun” teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu. Teklifi, AKP, MHP ve DEM’in yanı sıra CHP ve Yeni Yol Grubuna mensup milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 360 milletvekili imzaladı. İyi Parti teklife kesinlikle karşı çıkarken Yeni Parti imza vermedi ama teklifi destekleyeceğini açıkladı.
Teklifin içeriği
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” adı verilen kanun teklifine göre, kanun, örgütün silah bıraktığı Millî Güvenlik Kurulu tarafından resmen onaylandığında yürürlüğe girecek. Kanundan yararlanmak isteyenler altı ay içinde başvuracak. İster içeride, ister dışarıda olsunlar, 15 yıla kadar cezalandırılan veya cezalandırılması öngörülen kişilerin cezası beş yıllığına, cezası veya ceza talebi 15 yıldan fazla olanların cezası on yıllığına ertelenecek. Beş yıllık ertelemeden yararlananların hak mahrumiyeti iki yıl sonra, on yıllık ertelemeden yararlananların hak mahrumiyeti üç yıl sonra sona erecek. Böylece, her şey yolunda giderse, iki ve üç yıl içinde bu konudaki hukuki, siyasal ve sosyal süreç tamamlanmış olacak.
Kasten insan öldürenler ile yeni Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 öncesinde ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet cezası öngörülen suçlardan soruşturulanlar, kanun kapsamı dışında kalacak. Yani, Öcalan ve üst düzey örgüt yöneticileri en azından şimdilik bu kanundan yararlanamayacak.
İlkesel yaklaşım
Biz samimiyetle barış istiyoruz. Halkların birliğini, özgürlük ve eşitliği ilkesel olarak savunuyor, Kürt sorununun barışçı yöntemlerle çözülmesini talep ediyoruz. Kardeşler arasına kan girmesini hep reddettik, yine reddediyoruz. Türkiye’nin tam bağımsızlığı için, vatan cumhuriyet emek için emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı en geniş birliği kurmaya çalışıyoruz. Türk ve Kürt halklarını, Türkiye’yi ve bölge ülkelerini emperyalizmin ve siyonizmin karşısında zayıf düşüren kanlı kavgaya son vermek yaşamsal önem taşıyor.
Taraflar arasında varılan anlaşma temelinde sunulan teklifi bu yolda ilk adım olarak destekliyoruz. Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın bu karmaşık ortamında ortaya çıkan somut fırsatı mutlaka değerlendirmek gerekiyor.
Dikkat edelim
Ne var ki, bütün yurttaşları, halkların barış özlemini egemenlerin dar siyasal çıkarlarına kurban etme tehlikesine karşı da dikkatli olmaya çağırıyoruz.
Çünkü bir yandan, “silah bırakma karşılığı PKK üyelerine af” formülü gündeme gelirken öte yandan, ülkede halk muhalefetini ortadan kaldırma harekâtının yürütüldüğünü, ana muhalefet partisinin çökertildiğini, hapishanelerin düşünce özgürlüğünü ve örgütlenme hakkını kullanan yurttaşlarla tıka basa doldurulduğunu görüyoruz. İstibdadın boğuculuğu ekonominin yıkımıyla kol kola ilerliyor. İşçiler, şehir ve köy emekçileri, emekliler derin yoksulluğa itilirken bir avuç dolar milyarderi zenginliğine zenginlik katıyor.
Halkların barış özlemini muhalefetin ortadan kaldırılmasını meşrulaştırmak, istibdadın ömrünü uzatmak için kullanmaya çalışanlara geçit vermemeliyiz. “İşte barışa ulaşıyoruz” örtüsü altında ulus devleti oldubittiyle ortadan kaldırmak, Kürt sorununu bölgesel yayılmacılığın ve sonunda vatanı bölmenin koçbaşı olarak kullanmak isteyen emperyalizm işbirlikçilerinin kanlı politikasına izin vermemeliyiz.
Bu nedenle, Millet Meclisine sunulan teklifi desteklerken halkların kalıcı barışına, gerçek ulusal dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye, sömürüyü kader sayan işbirlikçi feodal-kapitalist çevrelerle değil, işçi sınıfı etrafında birleşen bütün yurtsever güçlerle ulaşacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.